Haber

Kılıçdaroğlu: Samandağ’dan başlayarak Mersin’e Akdeniz Havzasını Ortadoğu ve Akdeniz’in En Büyük Üretim Üssü Hale Getirmek…

CHP Genel Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugün ilk ziyaretini Gaziantep Ticaret Odası’na yaptı. Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşmeye gelen Kılıçdaroğlu, “Samandağ’dan başlayıp Mersin’e kadar uzanan Akdeniz havzasını en büyük havza haline getirmeyi planlıyoruz. Ortadoğu ve Akdeniz’in üretim üssü, dünyanın en büyük lojistik merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyarette bulunmak üzere dün Gaziantep’e geldi. Dün Gaziantep’teki programına ‘Güneydoğulular Buluşması’ ile başlayan Kılıçdaroğlu, bu sabah Gaziantep Ticaret Odası’nı ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu’nu Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri oda binası önünde karşıladı. Kılıçdaroğlu’na ziyarette CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak ile CHP’li milletvekilleri eşlik etti.

Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“İLKİNCİ YÜZYILDA EKSİKLERİMİZİ TAMAMLAMAZSAK VE İKİNCİ YÜZYILA GÜÇLE GEÇMEZSEK DERSTE BAŞARISIZ OLURUZ”

“Asırdan bahsetmiyoruz, 2. asırdan bahsediyoruz. Asır bitti. Peki bizim için 2. asra nasıl gireceğiz, 2. asırdaki hedeflerimiz ne olmalı? Yüzyılda önemli ve güzel hedefler koymalıyız 2. Yüzyılda önemliyse ve güzel hedefler koymazsanız yani teknoloji devrimini kaçırırsanız kusura bakmayın hiçbirimiz bir şey yapamayız. .İnsanoğlu tekerleği 1 milyon yılda keşfetti.Artık her saniye birden fazla icat var.Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sanayi devrimini kaçırmaktan oldu.Artık teknoloji devrimini kaçırmayı göze alamayız.Amerika’ya gitmek , teknolojide dünyanın bir numaralı üniversitesi olan MIT’ye gitmek, İngiltere’ye gitmek, İngiltere’de teknolojide büyük başarılara imza atan üniversitedeki hocalarla tanışmak, yapay zeka üzerine çalışan hocalarla tanışmak… Acaba bunları nasıl getirebiliriz diye düşünüyorum. Türkiye’ye, Türkiye üniversiteleri bu konuda nasıl daha başarılı hale getirilir; Retinayı veriyoruz. Birinci yüzyılda eksiklerimizi tamamlayıp ikinci yüzyıla çok daha güçlenerek girmek istiyoruz. Bunu yapmazsak sınıfta kalırız.

“TÜRKİYE BİR FELAKETTE KURULUYOR VE TÜRKİYE’NİN BURADAN ÇIKMASI GEREKİYOR”

20. yüzyılın -insanlar, ülkeler ve devletler açısından- en temel noktası petroldü. Petrol nerede, petrolü kim alacak? Fark ettiyseniz sınırlarımız da petrolsüz sınırlar. Burnumuzun hemen dibinde, diğer tarafta petrol var. Peki 21. yüzyılın işi nedir? Yonga. Chip üreten ülke artık dünyada söz sahibidir. Bu, Avrupa Birliği’nin (AB) ana tartışma konusudur. Amerika en geç 400 milyar dolarlık yatırım kararı aldı. Neredeyiz? Politikacı nerede? Dünyadan haberi bile yok. Hep birbirimizle kavga ediyoruz. Gelecek perspektifi çizemiyoruz. Nereye gideceğiz? 21’inci yüzyıl ekonomi Bilgi ekonomisi kavramı, yani bilgiye dayalı ekonomi. Bitti, bu kadar. Kaba kuvvet ortadan kalktı. Beyaz yakalılar bir süre sonra bitecek. Mavi yakalı çalışanlar esasen adım adım sona ermektedir. Bu nedenle Türkiye’nin bilgiye dayalı bir ekonomik sürece girmesi gerekmektedir. Üniversitelerin bilgi üretmesi gerekiyor. Bir arkadaşımız bu kadar mezun verip vermediğimizi sordu. Bunların kaçı gerçekten üniversite mezunu? Türkiye’de sanırım 200’den fazla üniversite var, kaç tane bilmiyorum. Bu 200 üniversiteden kaç tanesi gerçekten üniversite? Kadavra görmeyen tıp fakültesi mezunu nasıl doktorluk yapabilir? Türkiye bir felakete sürüklenmiştir ve Türkiye’nin buradan çıkması gerekmektedir. Birlik ve demokratik sistemlerle ortaya çıkmalıdır. demokratik sistemlerle Bu sistemler hayata geçirilirse Türkiye geride bıraktıklarımızı yakalayabilecek kapasiteye sahiptir. En pahalı insanlarımız yurt dışına gitti. Yüksek yetenek geliştirme diye bir kavram var. Siyasi grubumuzun henüz adını duymadığı bir kavramdır. Bir toplumu ileriye taşıyan, o toplumun yüzde 2’si, yüzde 1,5’idir. Bunlar yüksek vasıflı insanlar, yani çok zeki insanlar. Bakın İngiltere’ye gittiğimizde üniversitede, teknoloji üniversitesinde profesörle konuşuyordum, ‘Biz iki şeye bakıyoruz’ dedi. ‘A; Dünyanın en zeki insanları kimler, onları İngiltere’ye nasıl getireceğiz? 2; Onun yarattığı teknolojiyi uygulayacak finansörü nereden bulacağız?’

“GELİŞMİŞ DEMOKRASİ OLMADAN HİÇBİR ÜLKE BÜYÜMEZ”

Çocuklarımız yurt dışına gidiyor. Tipik bir örnek var. İki Türk kökenli vatandaşımız var, iki Alman vatandaşımız Covid-19 aşısını buldular. Alman ekonomisine katkısı ne oldu? 140 milyar dolar. İki insan. Koca Gaziantep ne kadar ihracat yapıyor? 10.5 milyar dolar. İki kişi, 140 milyar dolar. İngiltere dünyanın en önemli 20 üniversitesini saydı ve ‘Bu üniversitelerden mezun olanlara doğrudan vatandaşlık vereceğim’ diyor. Biz ne yapıyoruz? 400 bin dolara daire alırsanız vatandaşlık veriyoruz. Farkı görüyor musun? Bu karamsar bir tablo, bunun farkındayım. Ama üstesinden gelecek kapasitemiz var, üstesinden gelebiliriz. Türkiye için yeni bir yol haritası çizebiliriz. İkinci yüzyıla çok farklı başlayabiliriz. Daha değerli bir şey. Demokrasisi gelişmiş hiçbir ülke büyümemiştir. Demokrasinin gelişimi ne anlama geliyor? Niyet hürriyetinin önündeki bütün meseleleri ortadan kaldırmak demektir. Farklı düşünmenin bedelini kabul etmeliyiz. Farklı düşündükleri için insanları suçlayamazsınız. Farklı düşündükleri için insanları üniversiteden atamazsınız. Akıl akıldan üstündür.

En beceriksizleri getirdik, üniversite rektörü yaptık. Boğaziçi Üniversitesi hem Türkiye hem de dünya nezdinde çok saygın bir üniversiteydi. O üniversitede profesör olamayan birini getirdik, rektör yaptık. Hayır hayır. Bunlar yanlış. Türkiye’nin buradan çıkması gerekiyor. Hep birlikte çıkaracağız. Göreceksin.

İleriyi görmek istiyorsun. Yanlış. Tüccarlar ve sanayiciler önlerini görmek istiyor. 5 gün sonra ne olacak, 10 gün sonra ne olacak? Bu ülkede Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kapatıldı. Her biriniz saygıdeğer iş adamlarısınız. Plan yaparsanız, planlarsınız, yatırım yaparsınız.

“ROBBE’NİN DÜZENİYLE KARŞILAŞIYORSUNUZ”

İktidara geldiğimizde ilk yapacağımız şey bir durum ve hasar tespit komisyonu kurmak olacak. Altı başkan buna karar verdi. Türkiye ile ilgili sayıları bilmiyoruz. 15-20 gün sonra diyeceğiz ki durum ve hasar tespit komisyonu hükümetin önüne gelecek, o da önümüze rakamları koyacak. Böylece bileceğiz. Köprüler için ne ödeyeceğiz, yükümlülüğümüz nedir? Kamu-özel işbirliği için ne ödeyeceğiz, yükümlülüğümüz nedir? Hepiniz bir soygun planıyla karşı karşıyasınız, bunu size söyleyeyim. Bir soygun planı ile karşı karşıyasınız. Uçakların inip kalkmadığı havalimanları yapıldı, memlekette tık yok. Dünya bizimle alay ediyor ve biz kendimizle övünüyoruz. İmkansız. Türkiye yeni bir aşamaya girmek zorundadır. Türkiye yeni bir sürece girmek zorundadır. Yeni bir sürece girmezseniz olmaz değerli arkadaşlarım. Bu şeyler kaçamaz. Bakın iş adamları yakında Türkiye’yi terk edecek. Herkes Romanya’ya, Bulgaristan’a gidiyor. Büyük yatırımlar oraya gitmeye başladı. Bizim AB ile hiçbir sorunumuz yok” diyor. Onları aşmak zorundayız.

Güneş enerjisi sistemleri yani GES… Ya Allah’ın güneşi bedava kardeşim. Tanrım, güneş özgür. Petrol doları alıyorsunuz, kömür doları alıyorsunuz, yakıt doları alıyorsunuz. Bunlar Türkiye’de yok mu? Hayır. Neden güneş enerjisi sistemlerini desteklemiyorsunuz? Neden önünüzdeki tüm dezavantajları ortadan kaldırmıyorsunuz? Şanlıurfa’ya gittim. Elektrik nedeniyle çiftçiler büyük borç içinde ve ödeyemiyorlar. ‘Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ni bize verin, en geç 2 yıl içinde Şanlıurfa’daki tüm çiftçilerin elektriğini verelim’ dedim.

2.5 milyon dönüm taşlık arazi var; Ekilmemiş, ekilmemiş bir arazi var. Bunu yapabilirsiniz. Türkiye 10 yıl içinde enerji ihraç eden bir ülke haline gelebilir. 10 yıl içinde. Ama doğalgaz lobisi de kömür lobisi de buna izin vermiyor. izin vermiyor ne demek? Ülke için mi yoksa 1-2 kişi için mi çalışacaksın?

“İKİNCİ YÜZYILDA hata yapma lüksümüz yok”

Eğitim sistemimiz tamamen felç oldu, anlatayım. Aslında böyle bir eğitim sistemi yok. Okula başlayan bir çocuk ne kadar nitelikli sorular sorarsa ve merak duygusu ne kadar gelişirse eğitim o kadar başarılı olur. Merak duygusu ve soru sorma yeteneği. Bunların olmadığı ve ezbere dayalı bir eğitim, eğitim değildir.

Tüm organize sanayi bölgelerinde (OSB) teknoloji liseleri kuracağız. Teknoloji liselerinin yönetimi OSB yönetimi ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ortaklaşa yürütülecek. OSB donanımınızı yapacak. Avukatlar, mühendisler çok fazla; Daha birçok sorun ortaya çıkacaktır. Taban fiyatının yarısına iş arayan avukatlar göreceksiniz. Nerede boş bir bina görse hukuk fakültesi yapmışlar, hocasız hukuk fakültesi yapmışlar. Kim hatalı? Çocuklarda değil. Ebeveynler onları hangi umutlarla gönderdi? O çocuklar hangi umutlarla hukuk fakültesine başladılar? Şimdi bir avukat arkadaşım bana birçok genç avukatın ofisini kapattığını söyledi. O ne yapmalı? Eğitimin de bir planı olmalıdır. Kaç mühendise, kaç veterinere ihtiyacımız var; Kaç avukata, kaç akademisyene, kaç doktora ihtiyacımız var? Bütün bunların planlanması gerekiyor. Ama dediğim gibi Devlet Planlamasını kapattılar, herkes kendi başına. Yarışmada bile kurallar vardır. Gelişmiş ülkeler aynı sokakta yan yana iki berbere izin vermiyor. İki berbere bile izin vermiyorlar. ‘Burada berberlik yapıyorsun, kazanmak zorundasın. Diğer berber, oraya gidiyorsun, sen de kazanmak zorundasın.’ Çünkü kaybetmenin milli gelirde azalmaya neden olduğunu biliyor. Her şeyi serbest bırakıyoruz, bu olmayacak. Bunun çıkması gerekiyor.

İkinci yüzyılda hata yapmayı göze alamayız. Geçmişin hatalarını bir kenara bırakalım. Neden hoşçakal dedim? Artık savaşmaktan yorulduk. Artık Türkiye’yi düşünmeliyiz, çocuklarımızı düşünmeliyiz. Yavru fidanlar gibi çocuklarımız asıldı. Biri sağdan, biri soldan asılıydı. Şimdi onları bırakmalı, geçmişten ders almalı, geleceğe bakmalı ve yeni bir gelecek inşa etmeliyiz.

“STRATEJİ VE PLANLAMA ORGANİZASYONUNU SIFIRLAYACAĞIZ”

Strateji ve Planlama Teşkilatını yeniden kuracağız ve hasar tespit komitesi kuracağız. Çiftçi ve esnafta ciddi bir karamsarlık var, faiz oranlarını kısa vadede hızla silip onlara yeni bir ufuk açacağız. Enerji politikaları… Güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi üzerine inşa edeceğiz. Büyük bir güç elde edebileceğimiz birçok alan var. Kısa, orta ve uzun vadede teknolojiye ağırlık vererek üniversitelerin bilgi üretmesini sağlayacağız. Bilgi üretmeyen bir üniversitenin teknoloji üretme şansı yoktur. Bunların hepsini yapmak mümkün, hepsini gerçekleştirmek mümkün. Yurt dışından en nitelikli hocalarımızı üniversiteye geri getirmemiz gerekiyor. Dünyanın her yerinden en zeki çocukları Türkiye’ye getirmemiz gerekiyor. Onları üniversitelerde profesör yapmalıyız, yeni keşifler yapmalarını sağlamalıyız.

“HDP, EN FAZLA KADIN SAYISINA SAHİP PARTİ”

Kadınların durumu… Ne yazık ki hem iş dünyasında hem de siyaset dünyasında var olmaya yeni başladılar. Önlerindeki engeller kaldırılmalı, onlar için yeni alanlar açılmalı ve pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. Kadınların siyasette yer alması için yüzde 50 kota getirilmesi için TBMM’ye yasa tasarısı sunduk. Ama reddedildi, kabul edilmedi. Parti olarak yüzde 35 kotamız var. Biz yönetimlerimizde uyguluyoruz ama mecliste uygulayamıyoruz. Çünkü Siyasi Partiler Kanunu buna izin vermiyor. Hem yerel yönetimlerde hem de parlamentolarda daha fazla kadın görmek istiyorum. Kadın oranı en yüksek parti HDP’dir. Bu gerçeğin altını çizmek isterim. Siyasi Partiler Yasası değiştirilmelidir. Siyasi Partiler Kanunu 12 Eylül askerlerinin çıkardığı bir kanundur. Türkiye’nin bu hale gelmesinin asıl sebebi odur. Bu yasanın değiştirilmesi ve demokratikleştirilmesi gerekiyor.

“ÇOCUKLAR OYUN İÇİNDE MATEMATİK ÖĞRENMELİ, SAYILARI ÖĞRENMELİ”

Özel okullarda bir sorun var, biliyoruz. Öğretmenler için de zorluklar var; Öğrencilere ve velilere yönelik zulümler var. Ancak çoğu özel okul kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu başka bir felaket. Orta sınıf çocuklarını özel okullara veriyor ama maalesef artan fiyatlar karşısında çocuklarını devlet okullarına alıyorlar. Devlet okullarına güvenilmez. Çünkü iyi bir eğitim sistemi yok. Yazılım bölümünde, Hindistan dünyanın en değerli ülkelerinden biridir. ekip gönderdik. Hindistan yazılımda neden bu kadar değerli? Rapor çok ilgi gördü. Okul öncesi eğitimde çocuklara oyun içinde matematik öğretilir ve çocuk karşılaştırma yapma becerisi kazanır. ve sonra yazılımda bir patlama var. Maalesef ülkemizde okul öncesi eğitim son derece zayıf. Anaokulları olmalı. Çocuğun sosyalleşmesi gerekiyor. Çocuğun oyunda matematik öğrenmesi gerekiyor, sayıları öğrenmesi gerekiyor. Bunların yapılması gerekiyor.

“CUMHURBAŞKANI DEVLETİN SİGORTASIDIR”

Parlamentoda çoğunluğu elde edebilirsek anayasa değişikliğini yapabiliriz. AKP kazandıktan sonra eminim demokrasiyi savunduğunu iddia ederse buna da ‘evet’ diyecektir. Yoksa daha çok mecliste yapabiliriz. Devlet kişinin iradesine teslim edilemez, böyle bir şey yoktur. Siyasi partiler ve devlet farklı kavramlardır. Devlet kalır ve 5 yıl boyunca halkın devleti yönetme iradesiyle siyasi partiler devleti yönetir. Devletin kuralları vardır. Devlet adaletle yönetilir. Devlette liyakat vardır. Liyakatsiz devlet yoktur. Liyakatin çöktüğü bir sistemde devlet çöker. Kurumları yeniden inşa etmemiz gerekiyor ve hepimiz buna bağlıyız. Yeni bir inşaat süreci başlatmak gerekiyor ve devlet o zaman çalışabilir, geleceği görebilir ve ona göre yatırım yapabilir.

Anayasanın yetkileri vardır. Bu güçleri bu şekilde kullanmak bir ülkeyi felakete sürükler. Biz kral istemiyoruz. “Şahı değiştirelim, onun yerine yeni bir şah getirelim.” Öyle bir şey yok. İster Cumhurbaşkanı olalım, ister gerçekten Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem… Cumhurbaşkanı, devletin sigortasıdır. Tıpkı sigorta gevşediğinde elektriğin sönmesi gibi. Birisi gelip sigortayı değiştirdiğinde elektrik açılıyor. Dolayısıyla devletin sigortasıdır. Anlaşmazlık durumunda kullanılan kaynaktır. Herkesi arayıp ‘Neden kargaşa içindesiniz, barışın’ diyecek olan odur. Yani bu konumda olmalıdır. Her şeye karışmayan, ülke çıkarlarını savunan bir konumda olmalıdır.

“SAMANDAĞ’DAN BAŞLAYARAK MERSİN’E KADAR AKDENİZ HAVZASINI ORTADOĞU VE AKDENİZ’İN EN BÜYÜK ÜRETİM ÜSSÜ OLARAK HAZIRLAMAYI PLANLIYORUZ”

Son 10 yılda milli gelirde düşüş var. 12.000 dolardan 8.000 dolara düştü. Şimdi 12.000 dolar hedefi veriyorlar. Düşündüğümüz çalışma hayata geçerse Türkiye’de kişi başına düşen geliri 10 yılda 25 bin dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şöyle bir projemiz var; Akdeniz havzasını Samandağ’dan Ortadoğu ve Akdeniz’in en büyük üretim üssü olan Mersin’e çevirmeyi planlıyoruz. Ayrıca dünyanın en büyük lojistik merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz. Anadolu’dan herhangi bir fabrika ürününü deniz yoluyla ihraç etmek isterse, demiryolu ile taşınması şartıyla tüm ürünlerini ve tüm yol masraflarını kamu olarak karşılarız. Böylece fabrikanın Gaziantep’te ya da Yozgat’ta olması fark etmeyecek. Fabrika, mallarını Mersin Limanı’ndan veya İskenderun Limanı’ndan demiryolu ile ihraç etmek isterse, nakliye masrafları kamu tarafından karşılanacak. Projeyi hayata geçirirsek İstanbul’un nüfusu 2 milyon azalacak ve o bölgeye büyük bir nüfus akışı olacak. Bunu düşünüyoruz ve yapacağız.

Aynı şekilde Doğu Akdeniz’deki karbon yataklarının da Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını sağlayacağız. Dün ABD ve İngiltere, Yeni Zelanda ve Avusturya büyükelçileri ile görüştüm. Önceki gün AB büyükelçileri ile görüştüm. Bunu büyükelçilere söyledim. Bu projeyi hayata geçirirsek Türkiye Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olacak ve bölgede istikrarı sağlayacağız. Türkiye istikrarı sağlayacak. Türkiye istikrar sağlamazsa Avrupa Birliği de istikrar sağlayamaz. Türkiye’nin jeopolitik konumunun bu istikrarı sağlamak için çok elverişli bir ülke olduğunu söyledim.

“ORTADOĞU HALKLARI İLE KADER BİRLİĞİMİZ VAR”

Suriye için dört aşamalı bir planımız var. A; Oturup birbirimize elçilikler açacağız. 2; Suriyelilerin buradaki yolu, okulu, kreşi, hastanesi, ikametgahı; hepsini yapacağız Müteahhitlerimiz Avrupa Birliği fonları ile yapacaklar. Üç; Buradan gidecek Suriyelilerin bir daha saldırmaması için can ve mal güvenliği sağlanmalıdır. BM ve Türkiye bu konuda garantör ülkeler olarak ortaya çıkmalıdır. Esad yönetiminin de bunu kabul etmesi gerekir. Dört; Gaziantepli iş adamları var, çok fabrika var; Fabrikalarını açsınlar, istihdam yaratsınlar, bol kazanç sağlasınlar, onlara özel vergi ayrıcalıkları tanıyacağız. Böylece Suriye ile kavga etmeden… Suriyeliler aslında bizim akrabamızdır, Iraklılar da bizim akrabamızdır. Ortadoğu halkları ile bir kader birliğimiz var, tarihte bir talih birliğimiz var. Burada da Kürtler, Araplar, Yezidiler var. Neden savaşıyoruz? Bölgedeki tüm konuların analiz adresi Türkiye olarak görülmeli. O zaman Türkiye’nin bölgesinde harika bir ülke olacağını göreceksiniz. Çalışacaksın, üreteceksin, ihraç edeceksin. Ne yapacaklar? Gelir seviyeleri yükseldiğinde hafta sonları gelip restoranlarımızda yemek yiyecek, otellerimizde yatacak, düğünlerini burada yapacaklar. Suriye ile çatışma öncesi Hatay’da hafta sonları otellerde yer yoktu. Suriyeliler düğünlerini orada yaparlardı. İranlılar Van’a geliyor, Van’da otel yoktu. Hafta sonu dolu. Çatışma bize ne kazandırdı? Kavga, gelirimizin düşmesine neden oldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük adamdır… Yurtta sulh cihanda sulh.”

haberkeskin.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu